Karagöz Oyunu, Karagöz Oyununun Özellikleri

Türk kültüründe çok önemli bir yeri olan Karagöz, deriden kesilmiş tasvirlere perde arkasından ışık yansıtılmasıyla oynanan bir gölge oyunudur. Karagöz gölge oyunu iki boyutlu deri tasvirler, ışık ve bir perdeden oluşur…

Karagöz oyunu Türk kültürünü bütünüyle yansıtan halkın ortak bir malıdır. Bu oyun Türk kültürünü, yaşam biçimini, müziğini, Osmanlı’daki halkın karakterini anlatan özel bir oyundur. Karagöz oyununu tek kişi oynatır. Hayali dediğimiz bu kişi; tasvirleri çizer, metni hazırlar, şarkı söyler, onlarca çeşit ses çıkarır… Bu bakımdan ele alındığında hayalinin ne kadar yetenekli biri olduğu göze çarpar. Karagöz Oyununun piri olarak Şeyh Küşteri kabul edilir. Özellikle 17. yüzyıldan sonra çok yaygınlaşan Karagöz’ün özelliklerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

Karagöz Oyununun Özellikleri

  1. Karagöz oyununu perde arkasında oynatan kişiye “hayalbaz ya da hayali” denir. Hayalbazın en önemli yardımcısı ise tef çalan yardaktır. Karagöz oyununu tek kişi icra ettiğinden bu oyunu oynatmak çok zordur.
  2. Karagöz oyunu doğaçlama oynanır. Yani bu oyunlarda kesinlikle yazılı bir metin yoktur. Hayalbaz arkada oyunu tuluata bağlı olarak icra eder. Karagöz oyununun metinleri 19. yüzyıldan itibaren yazıya geçirilmeye başlanmıştır.
  3. Geleneksel Türk Tiyatrosunun en önemli oyunudur.
  4. Güldürüye dayanan Karagöz ve Hacivat oyunu daha çok Karagöz’ün söylenen sözleri yanlış anlamasına dayalı bir güldürüden oluşur.
  5. Karagöz oyununa hayal perdesi de denilmektedir.
  6. Karagöz oyunu dönemin sosyal hayatı ile ilgili bize önemli ipuçları da vermektedir. Karagöz’de Osmanlı İmparatorluğu’nun her sınıfından bir kahraman yer almaktadır.
  7. Karagöz oyununda Karagöz ve Hacivat’tan başka birçok karakter daha bulunur.
  8. Karagöz oyunu dört bölümden oluşur.
  9. Bu oyunlarda işsizlik konusunun ön planda görülür.

Karagöz Oyununun Bölümleri

Karagöz ve Hacivat oyunu dört bölümden oluşmaktadır. Her bölümün kendi özgü belirgin özellikleri bulunmaktadır. Bu bölümler şunlardır:

  1. Mukaddime (Giriş) Bölümü: Oyunun başlamasıyla birlikte bu bölüm başlar. Oyunun başında perde aydınlanır ve müzik eşliğinde Hacivat bir semai okuyarak sahneye çıkar. Semai okuduktan sonra Hacivat, sıkıldığını belirterek Karagöz’ü oyuna davet eder. Karagöz’ün sahneye inip Hacivat ile atıştığı yere kadar olan bölüme “Mukaddime” denir.
  2. Muhavere (Söyleşme) Bölümü: Hacivat ve Karagöz’ün karşılıklı olarak atıştığı bölümdür. Bu bölümde Hacivat, Karagöz’e çeşitli sorularla bilmeceler sorar. Bu bölümde sahnede yalnızca Hacivat ile Karagöz yer alır.
  3. Fasıl Bölümü: Karagöz oyunun oynandığı asıl bölüm fasıldır. Burada diğer tiplerin de perdeye çıktığı görülür. Bu bölümde oynana oyunun konusuna göre oyuna bir ad verilir. Oyun bir yerde tıkanır ve sonuçlanır. Böylelikle oyun sona erer.
  4. Bitiş Bölümü: Oyun bittikten sonra sahneye tekrar Hacivat ile Karagöz çıkar. Burada tekrar bir karşılıklı konuşma olur ve Hacivat her oyunda olduğu gibi “Yıktın perdeyi eyledin virân. Varayım sahibine haber vereyim hemân” diyerek sahneyi terk eder. Karagöz ise “Her ne kadar sürç-i lisan ettiysek affola.” diyerek oyunu bitirir.

Karagöz Oyununun Karakterleri

Karagöz oyuncuları çok sayıdadır. Bu oyuncular ve temsil ettikleri tipler aşağıdaki gibidir:

Karagöz: Oyunun en önemli kişilerindendir. Okumamış ve eğitim almamış bir tiptir. Kendisine söylenen sözleri hep yanlış anlar ve sürekli başını belaya sokar. Oyunda Karagöz’ün bu davranışları üzerinden şekillenir. Geçim sıkıntısı yaşar ve bulduğu geçici işlerle uğraşır. Karagöz’ün tüm oyunlarda işsiz olduğu görülür. Karagöz bir tam bir halk adamıdır, dobra dobra konuşur. Karagöz’ün özelliklerine bakıldığında halkı temsil ettiği söylenebilir.

Hacivat: Hacivat ise biraz eğitim almış, az da olsa medrese görmüş bir adamdır. Gördüğü eğitimi ve bilgisini çevresindeki insanlara iyi pazarlamayı bilir. Nabza göre şerbet vermeyi bilen biridir. Az bir öğrenimle öğrenmiş olduğu Arapça ve Farsça kelimeleri sık sık kullanır.(Bu nedenle Karagöz, Hacivat’ı sürekli yanlış anlar.) Hacivat genellikle başkalarının özellikle de Karagöz’ün üzerinden geçinmeye çalışır. Hacivat’ın özelliklerine baktığımızda aydın kişileri yansıttığı söylenebilir.

Çelebi: Osmanlı dönemindeki İstanbul Türkçesini iyi bir şekilde konuşan, eğitim görmüş, zengin, mirasyedi ve çapkın bir tipi temsil eder.

Zenne: Geleneksel Türk Tiyatrosunda genel olarak kadınlara verilen isim zennedir.

Beberuhi: Karagöz oyununda Türkçeyi güzel konuşan, mahallenin yerlisi olan ve sürekli Karagöz’le atışan bir cüce tiptir. Boyu kısadır fakat taktığı uzun şapka ile boyunu uzun göstermeye çalışır.

Tuzsuz Deli Bekir: Karagöz oyununun kabadayısıdır. Elinde her zaman bir şişe ve silah vardır. Olayların düğümlendiği yerde gelir ve kaba kuvvetle olayları çözmeye çalışır.

Tiryaki: Elinde her zaman bir tütün sopası bulunduran, afyon çekip etrafta dolaşan bir tiptir. Olayların ortasında uyuyakaldığı görülür.

Himmet: Kastamonulu Himmet olarak da bilinir. Kısa boyludur ve sırtında her zaman baltası olan bir kaba tiptir.

Bu tiplerin yanında; Laz, Kayserili, Rum, Yahudi, Kürt, Arap, Acem, Matiz, Ermeni, Bolulu, Arnavut ve onlarca tip daha bulunur.

Gölge Oyununun Menşei

Gölge oyununun kaynağı konusunda çeşitli rivayetler vardır. Birçok kültürde gölge oyununa rastlanır. Gölge oyunu çeşitli kaynaklara dayandırılarak M.Ö. Çin’de ortaya çıktığı söylenir. Bu görüşe göre; eşini kaybeden Çin hükümdarının üzüntüsünü azaltmak amacıyla bir sanatçı, hükümdarın eşinin bir tasvirini deriye keser ve akşamları hükümdara canlandırırdı. Buradan tüm dünyaya yayıldığını savunan görüşün yanında bu oyunun Endonezya yakınlarındaki Cava Adasından doğduğunu savunanlar da çoğunluktadır.

Karagöz ve Hacivat Oyununun Kaynağı

Anadolu’ya gölge oyununun Mısır’ın fethi sonrasında geldiği düşünülür. Gölge oyunundaki Karagöz ve Hacivat oyunu ise üzerinde çeşitli rivayetler barındırır. Karagöz ve Hacivat kişiliklerinin gerçek olduğunu savunan bu rivayetlerden en güçlü olanına göre; Karagöz ve Hacivat Bursa’da 14. yüzyılda Ulu Cami yapımında çalışan işçilerdir. Kendi aralarında sürekli atışan Karagöz ve Hacivat o kadar çok dikkat çeker ki tüm işçiler onların atışmasını büyük hayranlıkla izler. Bu atışmalar tabii ki işlerinde yavaşlamasına neden olur. Caminin gecikmesine sinirlenen Orhan Gazi, mimarın suçu Karagöz ve Hacivat’a atmasıyla tarihe geçecek bu iki şahsiyetin idam edilmesini ister. Karagöz ve Hacivat’ın ölümünden büyük üzüntü duyan işçiler ve Şeyh Küşteri, onların birer tasvirini yaparak perde arkasında oynatmaya başlar. Toplum tarafından büyük ilgiyle karşılanan bu oyun Türk kültüründeki yerini alır.

Ayrıca Bkz ->

Karagöz ders sunumu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Tezkire Nedir?

Zikredilen manasına gelen Tezkire, şairlerin biyografisini içeren bir eserdir. Tezkire bir diğer adıyla da Tezkiretü’ş ...