Sınırlarınızı Zorlayacak, Mutlaka Okumanız Gereken Kitaplar

İlgi çekici, sürükleyici ve kolayca okuyup bitirebileceğim bir kitap arıyorum diyorsanız, doğru yerdesiniz. Kimilerimizin bir kitap kurdu, kimilerimizin ise kitapla olan mesafesi, kendi arzu ettiği düzeyin yanından bile geçmeyebilir. Ancak hem bir solukta bitirebileceğiniz hem de sizi yeni bir dünyanın sınırlarında dolaşmaya çıkaracak ve kitapla olan bağınızı güçlendireceğine inandığımız birbirinden değerli kitapları sizler için listeledik.

1) Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali

Tek okumayla bitiremeyeceğiniz, sık sık okuyup eksik kalan hazinelerini keşfedebileceğiniz bir başyapıt. Kıymeti son yıllarda iyice bilinmeye başlanan Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’nin 1942 yılında yazdığı başyapıtı niteliğinde bir roman. Bu eseriyle Sabahattin Ali’nin insan psikolojisini ne kadar iyi analiz edebildiğine tanık olacaksınız. Listemizin ilk sırasını Sabahattin Ali’ye ayırmak istedik.

Eserlerinde çoğunlukla insanların görünmeyen diğer yüzlerini resmetmeyi seven Sabahattin Ali, mevcut düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın göz açıp kapayıncaya kadar geçen süresine ve aşka dair sorularla Kürk Mantolu Madonna’da karşımıza yepyeni bir pencere açıyor. Tutkuların yaşam boyunca kimimizi sarıp sarmaladığını, sorgusuz ve pişmanlık duymadan peşinden gittiğimiz tutkuların rehberliğinde dünyaya bakış irdeleniyor. Kürk Mantolu Madonna 164 sayfadan oluşan bir oturuşta bitirebileceğiniz okunması gereken eserlerden biri.

kurk-mantolu-madonna

2) Suç ve Ceza, Dostoyevski

Roman kahramanı Raskolnikov’un davranışları ve iç hesaplaşmaları üzerinden şekillenen Suç ve Ceza tüm dünya tarafından bilinen eşsiz bir roman. Dostoyevski’yi tüm dünyaya tanıtan eseri olan Suç ve Ceza, çaresizliklerin insana neler yaptırabileceğini ve sonrasındaki çelişkileri anlatır. Dostoyevski bu eserinde insan ruhunu en iyi şekilde yansıtabilmiştir. Romanı okurken Raskolnikov o kadar gerçekçi tasvir edilir ki anlatılan olaylara birebir tanıklık edip duygusallığa kendinizi kaptırabilmeniz son derece olası. Raskolnikov kendiyle hesaplaşmasının hazzını tadabilmek için kitabı okumanızı tavsiye ediyoruz.

suc-ve-ceza

3) Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar

Edebiyat sevdalılarının yakından tanıdığı Tanpınar, edebiyatçı olmanın yanı sıra bir tarihçi ve bir fikir adamıdır. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Türkiye’deki modernleşmenin ironik bir eleştirisini yaptığı “Saatleri Ayarlama Enstitüsü“, Türk insanının analizinin yer aldığı eşsiz eserlerden. Kimine göre Türkçe yazılmış en iyi eser olarak nitelendirilen kitap, “Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır…” gibi altı çizilesi ve üzerinde düşünülesi cümleler dolu bir eser.

saatleri-ayarlama-enstitusu

4) Doğunun Limanları, Amin Maalouf

Yazdığı tarihsel romanlarıyla tanınan Amin Maalouf’un dünya genelinde en çok sevilen eserlerinin başında yer alan Doğunun Limanları, sizi dış dünyadan koparacak ve içine çekecek bir eser. Sonunda hüzünlü bir kavuşmayı anlatan ve içinde barındırdığı acıklı hikaye sizi etkileyecek nitelikte. Osmanlı tarihinden kesitlerin de sunulduğu Doğunun Limanları, Kürk Mantolu Madonna gibi kütüphanenizde mutlaka bulunması gereken bir kitap.dogunun-limanlari

5) Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigory Petrov

Finlandiya’nın nasıl ayağı kalktığını anlatan bu kitap aslında bugün dünyanın büyük bir hayranlıkla izlediği şimdiki Finlandiya eğitim sisteminin temellerinin nasıl atıldığını da gözler önüne seriyor. Atatürk’ün de üzerinde büyük bir özen göstererek durduğu ve ordudaki komutanların okumasını istediği bir kitap. Türkiye’de özellikle 1950 ve 1960’lı yıllarda Türk aydınları ve genç subaylarının en çok okuduğu kitaplar arasında kendine yer bulmuştur. Yok olmuşluktan varoluşluğu, tükenmişlikten yeniden doğmayı iliklerinize kadar hissedeceğiniz, halk tarafından kalkınmanın en güzel örneğini bulabileceğiniz bir kitap Beyaz Zambaklar Ülkesi.

beyaz-zambaklar-ulkesinde

6) 1984, George Orwell

Siyasi içeriği zengin olan kitap genel olarak devlet-halk ilişkisini baz alır. Konusu ütopik bir şekilde kurulmuş olan 1984, bazı şeyleri değiştirmenin mümkün olmadığını acı bir şekilde anlatıyor. İnsanlığın ve bazı kavramların kısır bir döngü içerisinde dönüp dolaşıp aynı yere gelmesini çok iyi yansıtabilmiş olan 1984 romanı, İngiliz edebiyatının eleştirel kitaplarının en üst sırasında yer almayı başarmıştır.

1984

7) Hayvan Çiftliği, George Orwell

George Orwell’ın 1984 adlı romanını okumuşsanız dünyaca ünlü bir başka eseri olan Hayvanlar Çiftliğini de şiddetle okumanızı tavsiye ediyoruz.

hayvan-ciftligi

8) Semerkant, Amin Maalouf

Tarihe bir yolculuk yapıp Alamut Kalesi, Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam’ın dünyasına tanıklık etmek isteyeceklerin kitabıdır Semerkant. Bu kitabı okuduktan sonra tarihi bir araştırmanın ortasında bulabilirsiniz kendinizi. Kitap yazarı başkası olmasına rağmen tarihi kişiliği güzel işlemiş aşkı yalın ve olduğu gibi almış, olayları sıkmadan heyecanı koruyarak ve o günün şartlarını es geçmeden kitaba gerçekçi bir hava katmış. Sevgili senin hayallerimde yarattığın bir kişilik ve sen onu nasıl görmek istiyorsan öyle biri…

semerkant

9) Tutunamayanlar, Oğuz Atay

İnsanları genel olarak 3 başlıkta sınıflandırmak doğru olacaktır:

  1. Tutunamayanlar’ı okuyanlar
  2. Tutunamayanları bitiremeyenler
  3. Tutunamayanları hiç okumayanlar

Oğuz Atay’ın bu muhteşem postmodern eserini buradan tanıtmaya ihtiyaç duymuyoruz. Türk romanları arasında daha çok uzun yıllar kendisinden bahsettirecek ve listenin en başında durabilecek bir başyapıt Tutunamayanlar. Yukarıdaki listemizde kaç numara olduğunuzu yorum olarak bekliyoruz 🙂

tutunamayanlar

10) Dönüşüm –  Franz Kafka

Kafka’nın en bilinen eserlerinden biri olan Dönüşüm adlı öyküsü, yayımlandığı 1915 yılından bu yana sürükleyici ve kısa bir öykü okumak isteyenlerin ilk durağı olarak karşımıza çıkıyor. Burjuva çevrelerindeki yozlaşmayı ve aile ilişkilerindeki çarpıklığı da gözler önüne en ince detaylarıyla seren eser, toplumun dayattığı kalıplara, başkaldıran bireylerin hiç olmazsa kurgusal düzeyde, bu kalıplardan kurtulma isteklerini çarpıcı bir biçimde işliyor. Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı öyküsü, toplam 104 sayfadan oluşmuş. Bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap.

11) Fareler ve İnsanlar- John Steinbeck

Günümüz edebiyatında baş yapıtlarından biri olarak kabul edilen, Fareler ve insanlar, farklı ve birbirine tamamen zıt karakterleri olan iki mevsimlik işçi olan George Milton ve onun akli dengesi bozuk arkadaşı Lennie Small’un hikayesi anlatılıyor. İnsanın insanla, insanın doğayla ve toplumla olan ilişkilerinde planlananların çoğu zaman ters yönde ilerlediğine tanıklık edebilirsiniz. Eser 128 sayfadan oluşuyor.

12) Satranç -Stefan Zweig

Satranç, Dr. B.’nin satrancın inceliklerini öğrenerek bunu bir tutkuya dönüştürmesi sonucunda yakalandığı beyin hummasının bir öyküsü olarak görünse de Stefan Zweig’in gerilimli kurgusuyla etkisinde kalacağınız kahramanın ruhsal durumunu sıra dışı bir üslupla kaleme aldığı kısa ama olağanüstü bir öykü.

Yazarın sürgündeyken kaleme aldığı ve intiharından birkaç öncesinde tamamladığı son eseri olan Satranç, Avrupa kültürünün sosyalist tehlike altında yok oluşuna işaret ederken, aynı zamanda kendi yok oluşunu da ifade etmeye çalışması, eserin derinlerde hem Avrupa’ya hem de kendi yaşamına bir vedası olarak da kabul edilebilir. 71 sayfadan oluşan Satranç, bir oturuşta bitirebileceğiniz kurgusuyla tüm dünyada okunanlar arasındaki yerini koruyor.

13) Bilinmeyen Adanın Öyküsü – Jose Saramago

Bilinmeyen bir adanın artık kalmadığını herkesin bildiği bir dönemde, bilinmeyen ada aramaya çalışan bir adamın ve onun bu düşünde kendini bulan bir kadının öyküsünün anlatıldığı Jose Saramago’nun ünlü yapıtı, sade ve basit bir dille kaleme alınmış bir görünüme sahip olsa da okurlarını, psikolojik, toplumsal alt metinlere yaptığı vurguyla kendini farklı bir yolculuğa çıkarmayı başarıyor. Bir çırpıda bitireceğiniz bu sürükleyici eser, 64 sayfadan oluşuyor.

14) Küçük Prens  – Antoine de Saint – Exupery

Küçük Prens, kendi gezegenindeki çiçeğiyle pek anlaşamadığı için çıktığı yolculukta dünyaya uğrar ve Sahra Çölü’nde karşılaştığı bir pilotun dilinden kendi hikayesi anlatılır. Küçük Prens’in hayat hikayesiyle, kendi yaşamımızı ve benliğimizi tekrar sorguladığımız eser, New York’taki bir otel odasında Antine de Saint –Exupêry tarafından kaleme alınan ve dünyada hemen tüm dillerde ve ülkelerde gönüllerdeki yerini korumaya devam ediyor. 112 sayfadan oluşan yapıt, bir solukta okunabilecek kitaplar arasında ilk sıralardaki yerini uzun süredir koruyor.

15) Sun Tzu – Savaş Sanatı

Tüm dünyada yalnızca askerlik alanında değil, çalışma hayatı ve kişisel başarı alanları gibi pek çok alanda bir strateji klasiği haline gelen Savaş Sanatı, insanlık tarihinin en eski ve üzerinde en çok kafa yorulan strateji eserlerinden biri. Bir komutan ve düşünür olarak kabul edilen Sun Tzu’nun eseri Savaş Sanatı, 80 sayfada okurlarını etkisi altına almayı başarıyor.

16) Simyacı – Paulo Coelho 

Ülkemizde yayınlandığı günden bu yana oldukça geniş bir okur kitlesi yakalamasını, Mevlana’nın Mesnevi’sindeki küçük bir öyküden yola çıkılarak yazılmış olmasına da borçlu olan Simyacı, Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun üçüncü eseridir. 2000’li yılların başından bu yana Türkiye’de çok okundu ve üzerinde çok konuşuldu. Yapıt ülkemizde çok okunanlar listesindeki yerini hala koruyor.

Simyacı, İspanya’dan Mısır’a piramitlerin eteklerindeki hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun yaşam öyküsüyle, insanın kaderini nasıl şekillendirebileceğini ve mutluluğa nasıl ulaşabileceği sorularını yanıtlayan bir yaşam kılavuzuna dönüşüyor. 166 sayfadan oluşan eseri elinizden düşürmeden bitireceksiniz.

17) Uzun Hikaye – Mustafa Kutlu

Türk Edebiyatına yepyeni bir soluk getiren Mustafa Kutlu’nun ilk uzun hikayesi olan eser, geçtiğimiz yıllarda beyaz perdeye de taşındı.

Dünya hepimiz için bir kısa yolculuk ve bu yolculukta uğradığımız duraklar, karşılaştığımız engeller, bizi biz olmaktan ne kadar alıkoyabiliyor. Bazen hüzünlenip bazen neşeleneceğiniz, Yeşilçam tadında ve keşke bitmeseydi diyebileceğiniz bu öyküyü çok beğeneceksiniz.

Yazarın ilk uzun hikayesi dediğimize bakmayın, eser 115 sayfadan oluşuyor. Söylemek isteyip ama asla söyleyemediklerimiz ile yaşamak yerine, cesur olmanın yaşama neler katabileceğine şahitlik edebilirsiniz.

18) İtiraflarım – Tolstoy

Bir dünya klasiği olan itiraflarım, bir gezginin çölde karşılaştığı yırtıcı hayvandan kurtulmak için kendini attığı kuyuda onu bekleyen ejderha arasında kaldığını fark etmesiyle başlar. Çaresiz iki yöne de hareket edemez ve kuyunun duvar taşları arasındaki bir dalı yakalar. Kuyudan çıkarsa yırtıcı hayvan tarafından, aşağıya inerse ejderha tarafından yutulacaktır. Tam bu sırada siyah ve beyaz iki fare dalın köklerini kemirmeye başlarlar ve birkaç dakikasının kaldığını bilen seyyah, artık kurtulma şansı olmadığının bilincindedir. Ancak yine de etrafına bakınmakta ve dalın ucundaki yapraktan süzülen bir damla balı fark ederek ona doğur dilini uzatmaktadır. Hayatı farklı ve sıra dışı bir serüvenle özetleyen itiraflarım, artık balın tat vermez olduğunu siyah ve beyaz farelerin dalı kemirmeye devam ederek, mutlak sona biraz daha yaklaştığını usta kalemiyle gözler önüne seriyor Tolstoy. Eser 95 sayfadan oluşuyor. Mutlaka okuyun.

Kitap önerilerinizi ve yorumlarınızı bekliyoruz, her yorum bizi bir adım ileri taşıyacaktır…

Bir yorum

  1. Osmancık.. Tarık buğra
    Peyami safa.. yalnızız
    Ahmed Hamdi Tanpınar..huzur

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

“Birçok mu” Yoksa “Bir Çok mu” Doğrudur?

Yazımı karıştırılan ve genellikle de hatalı yazılan bitişik kelimelerden biri de “Birçok” sözcüğüdür. Oldukça çok ...