Bir Garip Hikaye

15 yıl önceydi…
Bir bülbül nadir bulunan bir tohumu toprağa düşürdü. Tohum yeşerdi, bir fidan çıktı ortaya. Onunla beraber toprak da şenlendi. Daha önce kurak olan bu toprakta renk renk çiçekler açmaya, otlar yetişmeye, kuşlar ötüşmeye başladı. Bahçenin sahibi de gördü bu durumu, izlemeye başladı fidanı; bülbül de hep etrafındaydı bu fidanın onu izliyor, yetiştiriyordu, ne de olsa onun fidanıydı o.
Derken… Bülbül bir gün ansızın uzaklara göçtü. Boynunu hemen büktü fidan, solmaya kurumaya başladı. Toprak yine eski ıssızlığına gömüldü. Bahçenin sahibi çok üzüldü bu duruma; fidan boynunu büktükçe, kurumaya yüz tuttukça kahroluyordu. Bir umut ki, fidan hiç tamamen kurumadı, sanki bekliyordu “elbet bir gün gelecek” diye.
Birkaç yıl sonra duydu ki kuşlardan; bülbül başka ağaçların dallarında gezer, gününü gün eder, şakırmış. Daha da kahroldu fidan, boynu yere deydi neredeyse… Bahçe sahibinin elinden gelen bir şey yoktu. İşini gücünü unutup, o da kahroldu fidan ile beraber.
Bir gün fidan bülbülün yakınlardan geçtiğini duydu, uzaktan dinledi onu, belki gelir bulur beni yine diye… Ama duyduklarıyla daha da kahroldu, bülbül dallarında gezdiği başka ağaçları ballandıra ballandıra anlatıyordu…
Bir fidanın çektiği acılar nasıl anlatılır ki; sanki sokak serserileri gövdelerini çentik çentik oymuşlar, yalancı aşklarını kazımışlar desem, yeterince açık olur mu, anlayabilir misiniz bu acıyı, bir ağaçla empati kurabilir misiniz?
Böyle geçti yıllar, bir süre sonra her yıl bir mevsimde çevresinde dolandığını görüyordu bülbülün, ama bülbül onun yanına bile yaklaşmıyordu, zaten yaklaştığında da fidan -boynunu öyle bükmüştü ki- bülbülün yüzüne bile bakamıyordu. Onu uzaktan gördüğünde bile hemen yeşeriyor, şenleniyordu ama son hep aynıydı; bülbül onu görmeden tekrar kanat çırpıyordu başka ağaçlara: Bu hikâyenin mutlu sonu yoktu; ne acı…
Son zamanlarda bülbülü daha sık görüyordu fidan hem fidan da büyümüş on beş yıllık ağaç olmuştu ama çektiği acılar onu yıpratmıştı kupkuru sıska bir ağaçtı. Yine de umutluydu, her an yeşermeye hazırdı, yeter ki bülbül dönsün, onun dallarına konsun artık. Bahçe sahibi de çilekeş olmuş ağaçla beraber, ağaç her filizlendiğinde o da umutlanır, ama sonunda yine kahrolurmuş.
Böyle yalancı baharlardan birinde yine yaprak açmaya başlamış ağaç, o sıralarda gelmiş ağacın dalına konmuş bülbül. Ağaç bir anda doğrulmuş, neredeyse çektiği 15 yıllık acıya rağmen gelişip gürbüz bir ağaç olacakmış, namı diyar diyar dolaşacakmış. En önemlisi yaşayacakmış bu nadir bulunan ağaç…
Şimdi ne mi oldu?
Bülbül yine gitti, meğer uzaklarda konabileceği bir kaç ağaç hala varmış. Ağaç o zaman anladı ki; bülbül onu hiç aramamış, hiç üzülmemiş, onun çektiği acılardan haberi bile olmamış. Ağaç şimdi tekrar kurumaya yüz tuttu, türlü türlü böcekler üzerine üşüştü. Yine de içindeki can, umut onu bırakmıyor; ölemiyor(!)
Bahçe sahibi olarak ağacın bu acısına daha fazla göz yumamam, hem 15 yıldır benim bahçemi de bir hiç uğruna meşgul ediyor. Ağacı kesip onu da kendimi de kurtarmaya karar verdim ama önce bu durumdan bülbülü de haberdar etmek istedim. Ağacın ıstırabı kalbimde belki ben ölünceye dek devam edecek.
(209)

2 yorum

  1. … Bahçe sahibi hikayeyi bir sona bağlamak için bir gün bir güvercinin ayağına olan biteni yazdığı bir kagıt baglayıp bülbüle götürmesini söyledi… Uzunca bir süre, olumlu veya olumsuz, bir cevap bile gelmedi. Güvercinin götürdügü birkaç mektuptan sonra nihayet yıkıcı da olsa bir cevap geldi: “- Kimsiniz, ne demek istiyorsunuz? Hiçbir sey anlamadım.” Sonraları da birkaç küçük sataşma ve tehdit geldi; herhalde etrafındaki ağaçlara anlatmıştı rahatsız oldugunu… Sonra bir mektup daha gönderdi bahçe sahibi, onu “bülbül” sandığını söyleyip özür dileyerek… Daha önce de söz verdiği gibi ızdırabını dindirmek için kesmeye karar verdi gül ağacını…

  2. Hikaye biraz fazla örtülü kendinizi gü ağacının yerine koymazsanız anlamakta güçlük çekebilirsiniz: Hikayemizde bahçe erkeğin kalbi, gül fidanı da kalbine atılan aşk tohumunun gelişmesi sonucudur. Bülbül ise kızı temsil etmektedir. Mektubu (yani hikayeyi) yazan aslında bahçenin de sahibi olan erkektir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*