Serveti Fünun, Serveti Fünun Edebiyatı, Serveti Fünun dergisi, Serveti Fünun oluşumu, Serveti Fünun özellikleri, Serveti Fünun sanatçıları, Serveti Fünun hakkında bilgi

Serveti Fünun Edebiyatı (Özellikleri, Oluşumu, Sanatçıları, Şiiri, Romanı)

Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı’nın ikinci ama edebiyatımızın yeni bir kimlik kazandığı dönemi “Serveti Fünun“dur. Daha önceki dönemde Batı’dan alınan yeniliklerin bu dönemde özümsendiği ve köklü değişimlerin yaşandığını söylememiz mümkün. Türk Dili ve Edebiyatı derslerinin önemli bir temelini oluşturan, aynı zamanda YKS, KPSS ve Alan Bilgisi sınavlarında karşımıza çıkması yüksek bir konu olan “Serveti Fünun Edebiyatı“nın tüm ayrıntılarını ve önemli noktalarını bu yazımızda bulabilirsiniz. Bir edebi dönemi anlayabilmek dönemin yaşantısına hakim olmakla mümkün olacağından bu dönemin oluşum süreciyle konumuza başlayalım.

Serveti Fünun Edebiyatı

1) Servet-i Fünun Edebiyatı’nın Oluşumu

1860 yılından itibaren sanatçılarımız Batı’dan aldıkları yenilikleri edebiyatımıza getirmeye başlamışlardı. Tanzimat Edebiyatı’nın ilk döneminde yenilikler kadar içerikler de önem arz ederken ikinci dönemde siyasi ortam nedeniyle daha çok sanatın estetik yönü ön plana çıkarılmıştır. Serveti Fünun sanatçıları da Batılı bir eğitim tarzıyla ve denk geldikleri dönemin ortamı nedeniyle estetiğin ön planda olduğu bir edebi zevke uygun olarak yetişmişlerdir.

Yenilikçi bir tarz benimseyen gençler öğretmenleri Recaizade Mahmut Ekrem çevresinde toplanarak aslında bir fen dergisi olan Serveti Fünun’da 1896’da yazmaya başlarlar. Özellikle bu dergi üzerinden genç sanatçılar “Kafiye göz için midir yoksa kulak için midir?” tartışmasına katılmışlardır. Bu tartışma bu edebi oluşumun sürecini de hızlandırmıştır. 1896’da başlayan bu edebi hareket 1901 yılında derginin kapatılmasına kadar geçen sürede oldukça etkili olmuştur.

Serveti Fünun Edebiyatı oluşum sürecinde dönemin koşullarından bizzat etkilenmiştir ve döneminden bağımsız değildir. Bu nedenle bu edebi topluluğu incelerken ait oldukları dönemi de incelemek gerekir. Edebi hareketin doğduğu dönemde ülkedeki istibdattan dolayı inanılmaz bir baskı vardır. Bu nedenle toplumsal sorunlara eğilemeyen gençler bireysel konuları ele almışlardır ve daha çok sanatın estetik zevki üzerine yoğunlaşmışlardır.

Yani özetle şunu söylemek gerekir ki bu topluluğun oluşmasında ve sahiplendikleri özelliklerde dönemin siyasi ortamı son derece etkili olmuştur. Baskıdan dolayı sanatçılar toplumsal konulara yönelememiş, bireysel konulara ağırlık verilmiş, sanat sanat içindir anlayışına paralel olarak ağır ve süslü bir dil tercih edilmiştir.

Daha fazla bilgi için ayrıca bakınız: Serveti Fünun’un Oluşumu

2) Serveti Fünun’un Özellikleri

1) Dönemin siyasi ortamı nedeniyle içerikten çok edebiyatın estetik yönüne odaklanmışlardır.

2) “Sanat için sanat” anlayışını benimsemişlerdir.

3) Şiirlerinde parnasizm ve sembolizm akımının güçlü izleri bulunmaktadır.

4) Günlük konuşma dilinden uzaklaşılmış, son derece ağır ve süslü bir dil kullanılmıştır.

5) Şiirlerde ölçü olarak aruz veznini tercih etmişlerdir.

6) Göz için değil “Kafiye kulak içindir” anlayışını benimsemişlerdir.

7) Toplumsal konulardan uzak durulmuş ve daha çok bireysel konular işlenmiştir.

8) Batıdan alınan edebi türlerin daha sağlam örnekleri verilmiştir.

9) Romanlarda realizm akımının etkisi vardır.

10) Eserlerde mekan olarak İstanbul karşımıza çıkmaktadır.

Daha fazla bilgi için şu yazımıza göz atmalısınız: Serveti Fünun Özellikleri

3) Serveti Fünun Sanatçıları

Bu edebi topluluğun doğuşunda Recaizade Mahmut Ekrem çok önemli bir rol oynamış ve çevresinde topladığı öğrencilerini bir dergi etrafında toplamıştır. Bu edebiyat hareketinin öncüleri olarak ise karşımıza Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın gibi önemli isimler çıkmaktadır.

TEVFİK FİKRET (1867-1915)

  • Topluluğun sembol isimlerindendir.
  • Sonraki dönemlerde de birçok şairin etkilendiği isim olmuştur.
  • Galatasaray Lisesi mezunu olan şair, hem bu okulda hem de başka okullarda edebiyat öğretmenliği yapmıştır.
  • Şiirlerde güçlü bir şekilde aruz ölçüsünü kullanan şair parnasizm akımından etkilenmiştir.
  • Karamsar bir isimdir.

Eserleri: Şiir kitapları → Rübab-ı Şikeste, Şermin, Rübabın Cevabı, Haluk’un Defteri

Ayrıca Bkz ⇒ Tevfik Fikret

CENAP ŞAHABETTİN (1870-1934)

  • Topluluğun akla gelen ilk isimlerindendir.
  • Tıp dokturu olan şair Fransa’da sembolist şairlerin etkisinde kalmıştır.
  • Avrupa tarzındaki şiirlerin edebiyatımızdaki ilk temsilcisidir.
  • Ağır bir dil ve aruz ölçüsünü kullanmıştır.
  • Şiirde müzikaliteyi yakalamaya çalışmıştır.
  • Şiirlerinde aşk ve tabiat konularını ele almıştır.
  • Şiirdeki amacı estetik zevki yakalamaktır.

Eserleri: Şiir → Tamat; Gezi Yazısı → Hac Yolunda, Afak-ı Irak, Avrupa Mektupları, Tiyatro → Körebe, Küçükbeyler, Yalan 

SÜLEYMAN NAZİF (1870-1927)

  • Daha çok vatancı şiirleriyle Namık Kemal’e benzemektedir.
  • Doğu ve Batı edebiyatlarına hakim olan sanatçı Arapça, Farsça ve Fransızca bilmektedir.
  • İstanbul’un işgali sonrasında yazmış olduğu “Kara Bir Gün” adlı şiirle sürgüne gönderilmiştir.

Eserleri: Şiir → Gizli Figanlar, Firak’ı Irak Makale → Çal Çoban Çal, Tarihin Yılan Hikâyesi

HALİT ZİYA UŞAKLIGİL (1866 – 1945)

  • Türk Edebiyatı’nın ilk büyük romancısı olarak tanınan yazar İstanbullu soylu bir ailedendir.
  • İlk Batılı tarzdaki romanları yazmıştır.
  • Mai ve Siyah adlı romanıyla üne kavuşmuştur.
  • Realizm akımından etkilenmiştir.
  • Ağır bir dil kullanmış ve ağırlıklı olarak bireysel konuları ele almıştır.

Eserleri: Roman → Aşk-ı Memnu, Mai ve Siyah, Kırık Hayatlar, Bir Ölünün Defteri Hatıra → Saray ve Ötesi, Kırk Yıl

MEHMET RAUF (1875 – 1931)

  • Romancılığıyla ön plana çıkan bir diğer isimdir.
  • Halit Ziya’nın etkisinde kalmıştır.
  • İlk psikolojik romanımız olan Eylül’ü yazmıştır.
  • Dili dönemine göre daha sadedir.

Eserleri: Roman → Eylül, Genç Kız Kalbi, Ferda-yı Garam

Daha fazla bilgi için ayrıca bakınız: Serveti Fünun Sanatçıları

Serveti Fünun Dönemi’nde Roman

Her ne kadar öncesinde roman türüne yakın bazı edebi geleneklerimiz olsa da roman türünün ilk örnekleri “Tanzimat Dönemi’nde” verilmiştir. Ancak bu dönemde verilen eserlerin ilk olması hasebiyle teknik olarak sağlam olduklalarını söylemek pek mümkün değildir. Teknik olarak sağlam ve Avrupa’daki örneklerine uygun ilk romanlar ise Serveti Fünun Edebiyatı’nda yazılmıştır.

  • Batı tekniğine uygun ilk romanlar verilmiştir.
  • Realizm akımının etkisi vardır.
  • Dönemin etkisiyle bir kaçış ve içe kapanışın özellikleri romanda kendisini hissettirmiştir.
  • Daha çok bireysel konular işlenmiştir.
  • Kahramanlar seçkin kişilerden oluşmaktadır.
  • Oldukça derin ruhsal betimlemeler yapılmıştır.

Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz: Serveti Fünun Dönemi’nde Roman

Servet-i Fünun Dönem’inde Şiir

Uzun yıllar Divan Edebiyatı’nın etkisinde kalan Türk şiiri, edebiyatımızın Batı’ya yönelişiyle kabuk değiştirmeye başlamıştır. Ancak şiirimizin hem konu hem de teknik olarak gelişmesi bu dönemin sanatçılarıyla gerçekleşmiştir. Bu dönemde Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin ve Süleyman Nazif gibi isimler şiirleriyle uzun bir süre edebiyatımızı etkilemiştir. Serveti Fünun dönemi şiir anlayışını şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Şiirin konusu genişletilmiştir.
  • Şiire yeni imgeler dahil edilmiştir.
  • Şiirin dili Arapça ve Farsça kelimelerin yanında Fransızca kelimelerle birlikte daha da ağırlaştırılmıştır.
  • Konudan çok şiirin biçim güzelliğine ağırlık verilmiştir.
  • Kafiye göz için değil kulak içindir.
  • Batı’dan alınan yeni nazım biçimleri kullanılmıştır.
  • Bu dönem şiirlerinde parnasizm ve sembolizm etkili olmuştur.

Servet-i Fünun Dergisi

Türk Edebiyatı’nda derin izler bırakacak olan dergi 27 Mart 1891 tarihi itibariyle yayın hayatına başlamıştır. Fennin zenginliği manasına gelen başlangıçta bir bilim dergisi olarak yayın yapan dergi daha sonra etrafından toplanan genç sanatçılar tarafından bir sanat ve edebiyat dergisine dönüştürülmüştür. 1901 yılında yayımlanan bir yazı sonrasında kapatılan dergi 6 ay sonra tekrar açılsa da eski günlerindeki popülerliği yaklayamamıştır.

Servet-i Fünun Edebiyatı’nın Dağılışı

5 yıl gibi kısa bir sürede edebiyatımızda derin izler bırakmayı başarmış olan Serveti Fünuncuların bir araya geldikleri dergi 1901 yılında Hüseyin Cahit Yalçın’ın yayımlanan bir yazısından sonra kapanmıştır. Derginin kapanmasıyla birlikte edebi topluluk da sona ermiştir. Bir daha bir araya gelme şansına sahip olamayan sanatçılar kendi başlarına sanatlarına devam etmişlerdir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.