Servet-i Fünun Edebiyatında Roman, Serveti Fünun Döneminde Roman, Serveti Fünun Roman, Serveti Fünun Döneminde Roman özellikleri

Serveti Fünun Dönemi’nde Roman (Gelişimi, Özellikleri, Sanatçıları)

Uzun bir geçmişi olan Türk Edebiyatı mesnevi, halk hikayesi gibi türlerle benzerlikler taşıdığı için aslında roman türüne yabancı değildi. Edebiyatımızın Batı’ya açıldığı ilk andan itibaren roman türüne karşı bir ilgi başlamış ve çeşitli çeviriler bu türün iyice tanınması sağlanmıştı. “Tanzimat Dönemi’nde Roman” başlıklı yazımızda edebiyatımızın roman türüyle tanışmasını ele almış ve bu dönemde ortaya konulan ürünlerin ilk olmaları nedeniyle kusurlu olduklarını belirtmiştik. Ancak sanatçılarımızın tecrübe edinmesi sonrasında “Serveti Fünun Dönemi’nde Roman” türünde kusurlar büyük oranda atılmış ve önemli gelişmeler olmuştur.

Tanzimat Dönemi’nde hakim olan tartışma “Doğu-Batı” tartışmasıdır. Bundan bunalan ve istibdad yönetimin de etkisiyle genç sanatçılar içlerine kapanarak ve Batı’yı örnek alarak “Serveti Fünun” adıyla yeni bir edebiyat anlayışı oluştururlar. Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Süleyman Nazif, Ahmet Şuayp ve Hüseyin Suat Yalçın gibi genç isimlerin “Servet-i Fünun” dergisi etrafında toplanmaları ve burada yazmalarından dolayı bu edebi topluluk dergi ismiyle anılır. (Bu konuda daha fazla bilgi için “Servet-i Fünun Edebiyatı ile Serveti Fünun Özellikleri” başlıklı yazılarımıza göz atabilirsiniz.)

Bu edebi topluluk içinde roman türünde eser veren sanatçıları ise Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf ve Hüseyin Cahit Yalçın’dır. Bu dönemde hakim olan genel anlayışlar içinde “hayal kırıklıkları ve karamsarlık” romanlarda da görülmektedir. Roman karakterine de yansıyan bu melankolik hava okuyucu tarafından hissedilmektedir. Edinilen tecrübeyle bu dönemde ortaya konulan ürünlerin teknik olarak Tanzimat Dönemi ürünlerine göre çok daha sağlam olduklarını söylememiz mümkündür. Ancak önceki döneme göre çok daha ağır ve süslü bir dil kullanılmış olmasından kaynaklı dönemin halkına hitap etmemesi bu dönem eserlerinin en büyük kusurlarından biridir.

Serveti Fünun Dönemi Roman Özellikleri

  • Türk Edebiyatı’nda Batı tekniğine uygun ilk ürünler bu dönemde verilmiştir. Önceki dönemde yer alan roman kusurları büyük oranda ortadan kaldırılmıştır.
  • Serveti Fünun romanında realizm akımının tesiri vardır.
  • Realizm akımının etkisiyle güçlü bir ruhsal ve özellikle gerçekçi mekan betimlemeleri romanların en belirgin özelliklerindendir.
  • Bu dönem sanatçıların içe kapanık ve karamsarlık içinde olmalarından dolayı eserlerde “hayal kırıklığı, kaçış” teması oldukça çok işlenmiştir.
  • Tanzimat Dönemi sanatçıların sosyal sorunlara yönelmesinin aksine bu dönem sanatçıları biraz da baskıdan kaynaklı bireysel konuları ele almışlardır.
  • Serveti Fünun sanatçıların ağır bir dil benimsemeleri nedeniyle bu dönem romanlarında oldukça ağır ve süslü bir dil kullanılmıştır. Bu dönem romanları daha sonraki yıllarda yazarları tarafından sadeleştirilmiştir.
  • Bu dönem romanlarında daha çok İstanbul mekan olarak seçilmiştir. Olayların geçtiği mekanlar detaylı ve gerçekçi bir şekilde uzunca betimlenmiştir.
  • Kahramanlar daha çok seçkin ve aydın kişilerden seçilmiştir. Bununla birlikte eserlerde geniş bir kişi kadrosu yerine sadece olayların çevresinde yer alan kişiler yer almaktadır.
  • Eserlerdeki kahramanların ruhsal betimlemeleri oldukça derin bir şekilde yapılmıştır.

Servet-i Fünun Dönemi Romanları ve Yazarları

Bu dönemde aklımıza gelen ilk isim Halit Ziya Uşaklıgil olmaktadır. Yazmış olduğu Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu adlı eserleriyle Türk Edebiyatı’ndaki Batı tekniğine sahip ilk roman örneklerini vermiştir. Realizm akımın etkisiyle yazmış olduğu eserleriyle Türk romancılığında önemli bir çığır açmıştır. Bununla birlikte Mehmet Rauf ve Hüseyin Cahit Yalçın bu dönemde roman yazmış önemli sanatçıların başında gelmektedir.

Mai ve Siyah

Batılı anlamda Türk romancılığının başlangıcı olarak kabul gören bu eserde Ahmet Cemil adlı bir genç şairin hayalleri ve hayal kırıklıkları ele alınır. Yazar, Ahmet Celil’in gözünden dönemin gerçekliğini yaptığı gerçekçi betimlemelerle ortaya koymaya çalışmıştır. Betimlemelerdeki ustalıklar, önceki sanatçıların araya girip kendi düşüncelerini söylemeleri gibi kusurları ortadan kaldırması ve akıcı üslubuyla edebiyatımızda önemli bir tutan eserdeki kahramanlar Servet-i Fünuncu sanatçıları yansıtmaktadır.

Aşk-ı Memnu

Halit Ziya Uşaklıgil’in bu dönemde yayımlamış olduğu bu roman, dönemin eğlence anlayışını yansıtmakla birlikte Batı’daki realist sanatçıların üzerlerinde durdukları “Yasak aşk” temasıyla oldukça tartışılmıştır. Bu romanıyla Halit Ziya, evliliklerdeki sorunları dile getirmiş ve yasak aşkların altında yatan nedenleri anlatmaya çalışmıştır. Döneminde büyük bir ilgi gören roman, sanatçının şaheseri olarak değerlendirilmiş ve Mai ve Siyah eseriyle birlikte Batılı ilk romanlardan birisi olarak değerlendirilmiştir.

Eylül

Türk Edebiyatı’ndaki ilk psikolojik romanımız olan Eylül, Mehmet Rauf tarafından 1900 yılında kaleme alınmıştır. Ruhsal çözümlemelerin oldukça güzel bir şekilde yapıldığı romanda Suad, Süreyya ve Necip karakterleri arasındaki aşk üçgenini konu olarak almakla birlikte bu kahramanların psikolojik tahlillerini geniş bir şekilde yapar.

Ayrıca Bkz. ⇒ Serveti Fünun Edebiyatı

Ayrıca Bkz. ⇒ Serveti Fünun Sanatçıları

Ayrıca Bkz. ⇒ Serveti Fünun Edebiyatının Özellikleri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.