Serveti Fünun Özellikleri (Serveti Fünun Edebiyatı Özellikleri)

Serveti Fünun Edebiyatı’nı anlayabilmek için öncelikle bu edebi hareketin oluştuğu dönemi iyice kavramak şarttır. Dönemin özellikleri göz önünde bulundurulduğunda bu edebiyatın şifreleri kolaylıkla çözülebilmektedir. Dolayısıyla Serveti Fünun özellikleri konusuna geçmeden önce “Servet-i Fünun Edebiyatı” adlı yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz. 

Servet-i Fünun Edebiyatının Özellikleri

1. Edebiyat-ı Cedidenin en önemli özelliği benimsedikleri sanat görüşüdür. “Sanat için sanat” anlayışını benimseyen bu edebiyatçıların edebi özellikleri hakkında bu madde üzerinden çeşitli yorumlar yapmak da mümkün olmaktadır.

2. Şiirlerinde parnasizm ve sembolizm akımın güçlü bir etkisi görülür.

3. Şiirde vezin konusu üzerinde büyük bir titizlikle durmuşlar ve büyük bir kararlılıkla aruz veznini kullanmayı tercih etmişlerdir. Sadece Tevfik Fikret’in çocuklar için yazdığı “Şermin” adlı şiir kitabında hece ölçüsünü kullanmıştır. Aruz ölçüsünü uygularken özellikle de Türkçe kelimelerin bozulmamasına dikkat etmişlerdir.

4. Divan şairlerinin göz için kafiye anlayışının aksine kulak için kafiye anlayışını benimsediler.

5. Servet-i Fünun edebiyatçılarının en çok eleştirilen yönü ise dilleri olmuştur. Tanzimat döneminde başlayan dildeki sadeleşme çabaları bu dönemde ise büyük bir sekteye uğradı. Servet-i Fünuncular dili iyice ağırlaştırmıştır. Özellikle eserlerine Arapça ve Farsçadan yeni kelimeler sokup dili anlaşılmaz hale sokmaları çokça eleştirilmiştir.

Bu tarzlarıyla birlikte Tanzimat Dönemi’nde başlayan dilde sadeleşme hareketini de baltalamış oldular. Bunun yanında dilimizde daha önce kullanılmamış Arapça ve Farsça kelimeleri eserlerinde kullanmışlardır.

6. Gerçeklikten ve toplumdan uzaklaşıp bireyselliğe kaymışlardır. Eserlerinde yalnızlık, umutsuzluk, kötülük, hayal kırıkları vb. konular işlenmiştir. Bunun böyle olmasında dönemin şartları da çok etkili olmuştur. Büyük bir ruhsal çöküntü yaşayan sanatçılar ülkeden kaçıp uzaklaşmak istemişlerdir.

Dönemin sanatçılarını yansıtan Halit Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah adlı eserinde Ahmet Cemil üzerinden işlenen hayal kırıklığı, Serveti Fünun şiirlerinde oldukça fazla bir şekilde işlenmiştir. Bunun yanında hüzün teması da sık sık işlenmiştir.

7. Divan şiirinden kalma parça güzelliğini yıkıp şiirde bütün güzelliğine önem vermişlerdir. Şiirdeki beyit anlayışının yıkılışında Abdülhak Hamit Tarhan etkili olmuştur. Servet-i Fünun sanatçıları da buna destek vermiş ve bir mısrada yer alan anlamı birçok mısraya kadar uzatmışlardır.

8. Batı edebiyatlarından aldıkları  ’sone’ ve ‘terza-rima’ gibi şiir türlerini kullanmışlardır. Sanatçılar Abdülhak Hamit’in savunmuş olduğu kuralsız nazım biçimlerini anlayışını benimsemiştir. 

9. Tanzimat edebiyatında batıdan Türk edebiyatına geçen edebi türler bu dönemde daha sağlam hale gelmiştir.

10. Roman ve hikaye sanatı bu dönemde sağlam bir yapıya kavuşmuştur. En az şiir kadar başarılı oldukları bir diğer edebi alan da Batılı tarza uygun olarak yazdıkları romanlar olmuştur. Tanzimat Dönemi’nde ilk roman örnekleri verilir ancak bunlar batıdaki romanlara göre oldukça acemi yazılmış kusurlu eserlerdir. Bu dönemde ise özellikle Halit Ziya Uşaklıgil çok başarılı roman örneklerini ortaya koymuştur.

11. Sanat sanat içindir görüşünü savunduklarından romanlar da aydın zümreyi temsil etmektedir. Bu nedenle romanların dilleri ağırdır. Aydın kesimi konu olarak işlediğinden romanlarda mekan olarak İstanbul tercih edilmiştir.

12. Avrupai edebiyat yakından takip edilmiştir.

13. Romanlarda realizmin etkisi görülür.

Ayrıca Bkz. ⇒ Servet-i Fünun

Ayrıca Bkz. ⇒ Servet-i Fünun Sanatçıları

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.