9.sınıf edebiyat 1.dönem 1.sınav soruları, 9 edebiyat 1.dönem 1.yazılı soruları, 1.dönem 1.yazılı soruları edebiyat 9

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları ve Cevapları

9.sınıf Türk dili ve edebiyatı dersi 1.dönem 1.sınavı“nda çıkabilecek sorulardan oluşan arşivden soru hazırlarken yararlanabilir ve öğrencilerin sınava sorular üzerinden hazırlanmasını sağlayabilirsiniz.

9.SINIF EDEBİYAT 1.DÖNEM 1.YAZILI SORULARI VE CEVAPLARI

1) Edebiyat nedir? Edebiyat kelimesini kökenini ve bu kelimeyi ilk kez kullanan kişiyi yazınız.

Edebiyat, duygu ve düşüncelerin başkalarında estetik bir haz uyandıracak bir şekilde ses ya da yazıyla aktarılması sanatıdır.

Edep kelimesinden gelir.

Şinasi ilk kez Tanzimat Dönemi’nde kullanmıştır.

 

2) Aşağıdaki tanımların yanına dilin hangi türü olduğunu yazınız.

a) Bir dilin tarih içinde bilinmeyen bir dönemde kendisinden ayrılmış kısmıdır. (Lehçe)

b) Ülke içindeki yöresel söz değişiklikleridir. (Ağız)

c) Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı. (Jargon)

d) Bir dilin bilinen (takip edilebilen) zamanda kendisinden ayrılmış kısmıdır. (Şive)

e)  Bir sosyal sınıfın ya da topluluğun üyelerinin kullandığı, genel dilin kelimelerine yeni anlamlar yükleyerek ya da yeni kelimeler katarak oluşturulan özel dil.. (Argo)

f) Bir ülkenin tamamının kullandığı ortak dil. (Standart dil – yazı dili)

 

3) “Öğretmenin ‘Nasılsınız?’ sorusuna öğrencilerin ‘İyiyiz’ cevabını vermesi.” Cümlesini iletişim ögeleri bakımından inceleyiniz.

Gönderici: Öğretmen.
Alıcı: Öğrenciler.
İleti: Nasılsınız?
Dönüt: İyiyiz.
Kanal: Ses
Kod: Türkçe
Bağlam: Sınıf

4) Güzel sanatlar kaça ayrıldığını göstererek edebiyatın güzel sanatlar içindeki yerini ifade ediniz.

Üçe ayrılır:

a) İşitsel Sanatlar:
b) Görsel Sanatlar:
c) Ritmik Sanatlar:

Edebiyat işitsel (fonetik) sanatlar içinde yer alır. Kullandığı malzeme (dil) bakımından diğerlerinden ayrılır.

5) Metinlerin kaça ayrıldığını tablo halinde gösteriniz.

 

 

6) Öğretici ve edebi metinlerin özelliklerini kısaca yazınız.

Edebi Metinler                             Öğretici Metinler

Kurgusal gerçeklik vardır           Gerçekler vardır.

Estetik zevk vermek.                Bilgi vermek, öğretmek.

Anlatım süslüdür.                     Sade ve resmi bir üslup vardır.

Anlatım özneldir.                       Anlatım nesneldir.

Yan ve mecaz anlamlıdır.         Gerçek anlamlıdır.

 

7) Edebiyatın bilim dallarıyla ilişkini yazınız.

Edebiyat insanı ilgilendiren her şeyde olduğu için bilim dallarıyla ilişki içindedir. Özellikle tarih, psikoloji, sosyoloji, felsefe, coğrafya gibi bilim dalları.

 

8) Aşağıdaki metinlerde düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

Makale daha ciddi bir üsluba sahipken denemelerde daha samimi, içten bir anlatım tarzı söz konusudur. Makalelerdeki kesinlik ve kanıtlama kaygısı yine denemelerde görülmeyen bir özelliktir.

Karşılaştırma

Türkiye’ye gelen turist sayısı her geçen yıl artmaya devam ediyor. EGM’nin açıkladığı verilere göre bu yılın temmuz ayında geçen yılın temmuz ayına göre % 46,36’lık bir turist artışı yaşanmıştır.

Sayısal verilerden yararlanma

 

9) Aşağıdaki boşlukları uygun şekilde doldurunuz.
a) Dünya Edebiyatındaki ilk hikaye Giovanni Boccaccio nın Decameron adlı eseridir.
b) Türk edebiyatında modern hikayeden önce hikaye yerine geçen halk hikayesi vardı.
c) Türk edebiyatında ilk hikaye  Ahmet Mithat Efendi’nin   Letaif-i Rivayet adlı eseridir
d) Türk edebiyatında batılı anlamda ilk hikaye Samipaşazade Sezai nin  Küçük Şeyler adlı eseridir.
e) Olay hikayesinin Türk edebiyatındaki en önemli temsilcisi Ömer Seyfettin dır.
f) Durum hikayesinin Türk edebiyatındaki en önemli temsilcisi Sait Faik Abasıyanık dır.

 

10) Aşağıdaki parça hikayenin hangi türüne aittir?

Mektepte yalnız bir nevi ceza vardı: Dayak… Büyük kabahatliler, hatta kızlar bile falakaya yatarlardı. Ve falakadan korkmayan, titremeyen yoktu. Küçük kabahatlilerin cezası ise nisbetsiz ve mikyassız idi. Küçük Hoca’nın ağır tokadı… Büyük Hoca’nın uzun sopası… ki rast geldiği kafayı mutlaka şişirirdi. Ben hiç dayak yememiştim. Belki iltimas ediyorlardı. Yalnız bir defa Büyük Hoca kuru ve kemikten elleriyle yalan söylediğim için sol kulağımı çekmişti. O kadar hızlı çekmişti ki ertesi günü bile yanıyordu. Ve kıpkırmızı idi. Halbuki kabahatim yoktu. Doğru söylemiştim. Bahçedeki abdest fıçısının musluğu koparılmıştı. Büyük Hoca bu kabahati yapanı arıyordu. Bu mavi cepkenli, kırmızı kuşaklı, hasta ve zayıf bir çocuktu. Haber verdim. Falakaya konacaktı. İnkar etti. Sonra diğer bir çocuk çıktı. Kendi kopardığını, onun kabahati olmadığını söyledi, ve yere yattı. Bağıra bağıra sopaları yedi. O vakit Büyük Hoca: “Niçin yalan söylüyor, bu zavallıya iftira ediyorsun?” diye kulağıma yapıştı. Yüzünü buruşturarak darıldı.

Ağladım. Ağladım. Çünkü yalan söylemiyordum. Evet musluğu koparırken gözümle görmüştüm. Akşam azadında dayağı yiyen çocuğu tuttum:

— Niçin beni yalancı çıkardın, dedim, musluğu sen koparmamıştın…

— Ben koparmıştım.

— Hayır, sen koparmamıştın. Öbür çocuğun kopardığını ben gözümle gördüm.

Olay Hikayesi

 

11)  Yukarıdaki hikayede hangi bakış açısı kullanılmıştır?

Kahraman bakış açısı

 

12) Olay ve durum hikayesinin özelliklerini yazınız.

→ Olay hikayelerinde merkezde bir olay varken durum hikayelerinde hayatın herhangi bir bölümünden alınmış bir durum, kesit okuyucuya aktarılır.

→ Olay hikayelerinde anlatım boyunca okuyucuda bir merak ve heyecan duygusu oluşturulmak istenirken durum hikayelerinde daha çok bir duygu oluşturulmak amaçlanır.

→ Olay hikayelerinde “Serim, düğüm ve çözüm” bölümleri bulunurken durum hikayelerinde bu bölümler yoktur.

→ Olay öyküleri belirli bir sonla biterken durumda son okuyucunun hayal gücüne bırakılır.

→ Klasik hikayede olaylar gözlem yoluyla nesnel bir şekilde anlatılırken durum hikayelerinde kişisel duygular ve yorumlar ön plana çıkarılır.

Guy de Maupassant / Ömer Seyfettin

Anton Çehov / Sait Faik Abasıyanık

 

13) Aşağıda yer alan metinlerdeki bakış açılarını yazınız.

 Küçük Hasan hiçbir şey düşünmeden ilerliyordu. Ne evde kendisinin dönmesini bekleyen iki küçük kardeşi ne de dört saat uzaktaki nahiye merkezinde hizmetçilik yapan anası bu anda aklında değildi.

İlahi Bakış Açısı

 Bu Nihat eskiden böyle değilmiş. Annesi de böyle değilmiş söylediklerine göre, dokunsan kırılacak türden, dağlalesi gibi incecik bir kadınmış. İşte, pazaryerine bakan o geniş avlulu evde yaşarken babaları olacak adam günün birinde birdenbire bırakıp gitmiş bunları. 

Gözlemci Bakış Açısı 

 

14) Aşağıda verilen sözcükleri tabloda istenenlere göre doğru şekilde işaretleyiniz.

İSİMÖZELCİNSTEKİLÇOĞULTOPLULUKSOMUTSOYUT
yıldız ++  + 
akıl ++   +
halk +  ++ 
Atatürk+ +  + 
uçaklar + + + 

 

15) Aşağıdaki parça hikayenin hangi türüne aittir?

Dükkân küçük mü küçük, daracık, pis bir yer. Kütüklerden örülü duvarlara arabacıların gömleği gibi soluk duvar kâğıtları yapıştırılmış. Camları rutubetlen donuklaşmış, ışık sızdırmaz iki pencere arasında elinizi hızla vursanız parçalanacakmış gibi duran, gıcırtılı bir tahta kapı; kapının üstünde ise durduk yerde marazlı marazlı şıngırdayan, titrek sesli, pastan yeşillenmiş bir çıngırak göze çarpıyor. Duvardaki aynaya şöyle bir bakmaya görün, suratınız dört bir yana çarpılır, kendinizi tanıyamazsınız. Makar, bu aynanın karşısında saç, sakal tıraşı etmektedir.

BERBER DÜKKÂNINDA / Anton Çehov

Durum hikayesi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR
PDF / Slayt
9.Sınıf Ders Notları
TYT Türkçe 
AYT Edebiyat

Bir yorum

  1. bence bu tarz şeyler koymaları sınava girecekler için çok güzel bi avantaj devamı gelsin sakın ha kesmeyin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.