İstiare (Eğretileme) Söz Sanatı

Teşbih konusunda benzetmenin dört unsurunun her zaman kullanılamayabileceğini vurgulamıştık. Aslında bir benzetme çeşidi olan “İstiare” benzetme ögelerinden yalnızca (Benzeyen ya da kendisine benzetilen) biriyle yapılır.

Yani varlıklar arasındaki benzerlik ilişkisinden faydalanarak bir sözcüğü başka bir sözcüğün yerine kullanmaya istiare ya da eğretileme adı verilmektedir.

Yukarıda istiare olabilmesi için “Benzeyen” ya da “Kendisine benzetilen” ögelerinden yalnızca birini kullanmamız gerektiğini vurgulamıştık. bu nedenle bu ögelerin tercih edilmesine göre de istiare açık ya da kapalı olarak adlandırılmaktadır.

Açık İstiare

Cümle içerisindeki benzetme sırasında kuvvetli olan yani sadece “Kendisine benzetilen” ögesinin kullanıldığı istiaredir.

Aşiyân-i mürg-i dil, zülf-i perişânundadur
Kande olsam ey peri, gönlüm senün yanundadur
Fuzuli

Fuzulinin yukarıda yer alan beytinin ikinci dizesinde sevgili periye benzetilmiştir. Ancak dikkat edilirse bu dizede sevgili sözcüğü yer almamaktadır. Normalde “Peri kadar güzel sevgili” şeklinde yapılması gereken benzetme sadece kendisine benzetilen “Peri” sözcüğü kullanılarak yapıldığından açık istiaredir.

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Mehmet Akif Ersoy 

Yukarıdaki dizelerde “ne güneşler batıyor” cümlesinde vatan için canını seve seve feda eden askerler ifade edilmektedir. Bu dizede askerler güneşe benzetilmiş fakat sadece kendisine benzetilen “Güneş” sözcüğü kullanıldığından açık istiaredir.

İki Kapılı Bir Handa
Gidiyorum Gündüz Gece

“İki kapılı han” burada dünyaya benzetilmiştir. Ancak sadece kendisine benzetilen “iki kapılı han” kullanılmıştır.

Kapalı İstiare

Cümle içerisinde benzetme yapılırken iki temel benzetme unsurundan zayıf varlığın yani yalnızca “Benzeyen” ögesinin kullanıldığı istiare türüdür. Bu tür istiarelerde benzetmenin anlatılabilmesi için benzetme yönü de kullanılarak kendisine benzetilene çağrışım yapılmaktadır. Bu nedenle kapalı istiare ancak benzetme yönüyle birlikte anlaşılabilmektedir.

İçimde damla damla bir korku birikiyor.

Kaldırımlar şiirinden alıntıladığımız bu dizede kapalı istiare vardır. Çünkü benzeyen olan “Korku” benzetme yönüyle yani damlaması bakımından bir sıvıya benzetilmiştir. Ancak sadece “Benzeyen” ögesi kullanıldığından kapalı istiaredir.

Oyuncular sahada adeta kükredi.

Yukarıdaki örnekte de benzeyen unsuru olan “Oyuncular“ın kükremesiyle aslana benzetilmiştir.

ÖNEMLİ NOT: Teşhis yani kişileştirme sanatının olduğu her yerde “Kapalı istiare” de mutlaka vardır. Çünkü kişileştirme hayvanların ya da cansız varlıkların kullanılarak (Söylenmese de) insanlara benzetilmesiyle yapılır.

Sarı tamburadır adım,
Göklere ağar feryadım,
Pîr Sultan’ımdır üstadım,
Ben anın’çin inilerim.

Yukarıdaki dörtlükte “Tambura” konuşmasıyla, inlemesiyle, feryad etmesiyle insana benzetilmiştir ancak sadece sarı tambura yani benzeyen ögesi kullanıldığından kapalı istiaredir.

Temsili (Yaygın) İstiare

Bu benzetme sanatında benzeyen ile kendisine benzetilen arasında birden fazla özellikte benzetme yönü bulunur. Aynı zamanda bu sanat temsili istiare olarak da adlandırılmaktadır.

At

Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor.
Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor.

Son macerayı dinlememiş varsa anlatın,
Râm etmek isteyenler o mağrur asil atın.

Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor.
Asrın baş eğdi sandığı at şaha kalkıyor

Faruk Nafiz Çamlıbel

Yukarıdaki şiirde şair Faruk Nafiz Çamlıbel at şiirinde atı Türk milletine benzetmiş ve atın tekrar tarih önünde şaha kalkmasının tüm özelliklerini Türk milletine yüklemiştir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*