Öyküleyici Anlatım Örnekleri, Öyküleme Örnekleri

Anlatım biçimleri içinde en çok kullanılan ve sıklıkla soru olarak da karşımıza çıkan bu türün öğrenciler tarafından daha kolay bir şekilde anlaşılması için öyküleme örneği üzerinden inceleme yapılmalıdır. Ancak bu yazımızda “Öyküleyici anlatım örnekleri” vermeden önce kısa bir tanım yapmakta ve konuyu hatırlamakta fayda var. 

Başta roman ve hikayeler olmak üzere olay çevresinde oluşan edebi türlerde bir olayın bir akış içerisinde yer, zaman ve kişi unsurlarına bağlı kalınarak okuyucuya aktarılmasına öyküleyici anlatım denir. Amacın okuyucuyu heyecan verici bir şekilde olayların yani hareketlerin içinde yaşatmak olduğu bu anlatım biçiminde tanımdan da anlaşılacağı gibi hareketlilik ön plana çıkmaktadır.

Öyküleyici Anlatım Örneği

Ertesi sabah kapının çıngırağı çekildi. Siranuş, bir eliyle Anuş’un elinden tutmuş, diğer elinde bir bohçayla sürünürcesine girdi içeri. Fazla söz etmedi ama ölüm sarısı sinmiş yüzünün renginden neler olup bittiği belliydi. Anuş’u çekeleyerek Büyükhanım’a yaklaştı. Onun bir şey demesine kalmadan, önce Büyükhanım’ın ayaklarına kapandı sonra olduğu yere yığıldı. Hacıbey yerinden doğrulamadan Zehra ve Keyfiye gürültüye koştular. Limon kolonyası koklattılar, paçavra yakıp dumanını burnuna tuttular. Bir iki yudum suyu kenetlenmiş çenelerinin arasından akıtabildiklerinde kadıncağız kendine gelebildi, bir gecede yirmi yaş birden yaşlanmış, o şen şakrak Siranuş gitmiş yerine canlı bir cenaze, heyula gelmişti.

Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı adlı romanından alınan paragrafın başından sonuna kadar bir hareketliliğin bulunması, olaylar arasında bir akışkanlığın yer almasından dolayı bu paragraf öykülemeye örnek olarak gösterilebilir.

Öyküleme Örneği 2

Yarış sonunda ter içinde kalmış, bitkin düşmüş atlar seyisleri tarafından yerlerine götürülüyor ve bir sonraki yarış için başlıklarıyla, sıkıştırılmış karınlarıyla kocaman garip kuşları andıran yeni, büyük bölümü İngiliz olan dinç atlar birbiri ardına ortaya çıkıyordu. Esnek ve oldukça uzun bileklerinin üzerinde yaylıymış gibi yürüyen güzeller güzeli narin Fru-Fru’yu sağ tarafa götürüyorlardı. Onun biraz ötesinde uzun kulaklı Gladyatör’ün çulunu alıyorlardı üstünden. Aygırın olağanüstü sağrısı ve son derece kısa, toynaklarının üzerine oturmuş gibi duran bilekleriyle iri, güzel ve son derece düzgün hatları Vronskiy’in dikkatini ister istemez üzerine çekiyordu. Vronskiy atının yanına gitmek istiyordu, ama bir tanıdığı onu durdurmuştu yine.

Anna Karenina adlı romandan alınan yukarıdaki paragrafın bütününde yer alan hareketlilik hemen göze çarpmaktadır. Ayrıca olaylar belli bir akışta verildiği için öykülemenin özellikleri net bir şekilde görülmektedir.

Ayrıca Bkz ⇒ Öyküleyici Anlatım

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.