Halk Edebiyatı ve Halk Edebiyatının Özellikleri

Halk edebiyatı halk kültüründen oluşmuş bir edebiyattır. Halk edebiyatının kökeni İslamiyet öncesi döneme dayanır. Halk edebiyatının temeli halkın oluşturduğu sözlü ürünlerdir.

Halk edebiyatı kültürü İslamiyet öncesi dönemden günümüze kadar uzanan dönemde destan, halk şiiri, mani, efsane, ağıt, türkü, masal, bilmece, deyim, atasözü, tekerleme, fıkra ve halk hikayesi gibi türlerden oluşur. Halk edebiyatı kültürü içinde oluşan bu edebi biçimler günümüzde bazı bölgelerde ve yerlerde halen yaşamaktadır.

Aşıklık geleneği günümüzde daha çok Doğu Anadolu bölgesinde kahvelerde, köylerde, düğünlerde ve şölenlerde halen devam etmektedir.

Fıkra türünde ün yapmış Nasrettin Hoca fıkraları ve kültürümüze ait bazı tiplerin fıkraları insanları güldürürken aynı zamanda düşündürmeyi de amaç edinmiştir. Yine aynı şekilde gençlerin zihinlerini geliştirmek amacıyla halk kültüründe bilmecelerde önemli bir yer tutar. 

 

Atalarımızın tavsiyelerini ve nasihatlarını da atasözleri ve deyimlerle aktarır bize halk edebiyatı.

Dinimize ait her türlü bilgi ve övgü ise ilahilerle yapılmıştır. Özellikle tekke edebiyatında biz dini konuların yoğun olarak işlendiğini görebiliyoruz.

Halk Edebiyatının Özellikleri

1.Halk edebiyatının dilinde süsleme gayreti görülmez. Dil sade ve yalın bir şekilde kullanılır.
2.Söylenen ve yazılan Türkçe halkın konuştuğu Türkçedir.
3.Halk edebiyatındaki her eserin halkın yaşayışı, kültürü, düşüncesi ve ahlakıyla sıkı bir ilişkisi vardır.
4.Halk edebiyatındaki şairler okumamış, köyde yetişmiş kişilerdir.
5.Aşk, doğa, ayrılık, özlem, ölüm, din, tasavvuf konuları işlenen başlıca konulardır. Soyut konulardan çok somut konular işlenir. Biçimden çok konu üzerinde hassaslık vardır.
6.Halk edebiyatı şiir ağırlıklı bir edebiyat olarak karşımıza çıkar.
7.Aşık denilen şairler tarafından söylenen şiirler genellikle saz eşliğinde söylenir.
8.Aşıklar düz yazı şeklinde olan Halk Hikayelerini anlatan kişilerdir.
9.Halk edebiyatı şiirinin nazım birimi dörtlüktür. Halk şiirinin ölçüsü hece ölçüsüdür. Genellikle hecenin7’li, 8’li ve 11’li ölçüleri kullanılmıştır. Kafiye olarak da genellikle yarım kafiye kullanılmıştır.
10.Halk edebiyatı şiirinde koşma, türkü, mani, destan, semâî. gibi nazım şekilleri kullanılmıştır.
11. Aşık edebiyatı irticalen yani doğaçlama olarak söylenir. Bu yüzden şiirin anlamının derin olması ve şiirde kusursuz bir biçim olması beklenmez.
12.Hal edebiyatında deyimlerine ve halk söyleyişlerine yer verilir.
13.Çok sık görünmemekle birlikte benzetmelerde kullanılmıştır.
14.Divan edebiyatında da olduğu gibi halk edebiyatında da şiirlerin başlıkları olmamıştır. Şiirler yazıldıkları biçimle anılmıştır.
15.Konu, şekil ve dilleri dış faktörlerden etkilenmemiştir.
16.Az da olsa nesir alanında da eserler verilmiştir.
17.Nesir örnek olarak halk masalları, halk hikâyeleri, efsaneler, atasözleri, deyimler, halk tiyatrosu, bilmeceler, fıkraları gösterebiliriz.
18.Özellikle son yüzyıllarda divan edebiyatından etkilenen bazı şairler aruz vezniyle eserler vermişlerdir. Medrese eğitimi almış bazı halk şairlerinin de aruz vezniyle yazılmış şiirleri bulunmaktadır.

Halk edebiyatı, kendi içerisinde üçe ayrılır ve üç başlıkta incelenir.

a) Anonim (Ortak) Halk edebiyatı
b) Âşık Edebiyatı (Saz Şiiri)
c) Tekke (Tasavvuf) Edebiyatı

Bir yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*